29 Temmuz 2012 Pazar

SERİN VE DENİZ İ L İ Ş K İ S İ


1,5’DAN 2’YE … PART-ıv…
            Benim kuzum gerçekten 1 tane…
            Böylesine duygusal 1 laf ederek yazmaya başlamayı düşünmüyordum ama öyle oldu. Emeklerinin karşılığını alabildiğin 1 çocuk benim kıjım…
Denizle ilişkisi şu boyutta. Görür görmez ya da sözü geçer geçmez gözleri parlıyor ve hemen suya girmek için hareketlenip-haydi toplanıp denize gidelim dermiş gibi- bizi çekiştiriyor. El tutmayı bile reddederek su ağzına gelene kadar yürüyor suda. Biz çıkalım diye ısrar etmezsek saatlerce suda kalacak.   – BICIIIIII….    En Sevdiği Şey…
Sudan korkmaması beni çok çok mutlu ediyor. Simit ya da kolluk kullanmasını da özellikle istemiyorum. Suyun o özgün kaldırma kuvvetini hissetmesini engelleyecek gibi geliyor bana.


Benzer gerekçeyle örümcek(yürüteç) kullanmasını da istememiştim.

Şu aralar kızım deniz bilincini hızla artırıyor. Önceleri sadece Hatice abla’nın kollarında suya giriyordu, beni bile reddetti. 2. Gün beni de kabul etti. Ertesi günler her gün 1 şey oldu. 1 gün yürüyerek giresi geldi, 1 gün beline kadar suda oturası, 1 gün dalga sesinden korktu, başka 1 gün dalgalarda zıpladı. 1 gün başını tamamen suya sokmaktan nefret ederken başka 1 gün minik denemeler yaptı. 1 gün sırt üstü yüzme denedi, 1 gün simidiyle dalgalara çıktı. 1 çok gün babasıyla hawalarda uçtu. Nananesi varken kimseleri istemedi, saatlerde suya batıp çıtılar beraber. Kıyıda havuz yapmayı ve içine su taşımayı ve havuza oturup “bıcıııı” yapmayı çok sevdi. Oyuncaklarını paylaşmayı önce hep reddetti ama sonra kimi çocukları pervane etti çevresinde. 1 defasında ayaktayken başını bacaklarının arasına sokup arkaya bakıp 1 kadına el salladı. –bakınız aşşadaki foto- Teyzem koptu, bastı kahkahayı bu ne yaaaa kabilinden.


1 süredir de ağzına su gelince, başı suya batınca dudaklarını kapatıyor ya da üflüyor dışarı.











Geçenlerde yeğenlerimden 1i kulaç atmayı öğrenmek konusunda yardım istedi. Ne de bilinçsiz ne de komplex hareketler yapıyormuşum, anlatmaya çalışırken fark ettim.
1 eğitimci olarak eğitime karşı olduğunu belirtmek isterim- ama şu bağlamda. 
Kişi ancak istediğini, ilgisini çekeni öğrenir diye düşünüyorum. Yani sen tanımlamayı yapar ve öğrenmeyi kişinin özgür iradesine bırakırsan ancak anlamlı 1 öğrenmenin gerçekleşeceğini savunuyorum. Öğrenme sevgi ve merakla başlıyor, sonra ne olduğunu anlamadan su gibi akıp gidiyor. Zorlamanın öğrenmeyle yakından uzaktan 1 ilgisi olamaz.   























Suyu kendi tanıdı, tanıyor, gelişiyor. Umarız her yıl bol sulu, bol deniz kanerlı, taşlı, sazlı-sözlü tatillerimiz olur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder